top of page


.png)
"Bir adam hikâyelerini o kadar çok anlatır ki, hikâyelerin kendisi haline gelir. Onlar kendisinden sonra da yaşamaya devam eder ve bu şekilde ölümsüzleşir."
- Big Fish, Daniel Wallace
SON YAZILAR


Fennell’ın "Uğultulu" Olmayan Tepeleri
Sinema dünyasında Emerald Fennell ismi, son yıllarda "rahatsız edici estetik" ile eşanlamlı hale geldi. Promising Young Woman ile kazandığı Oscar başarısının ardından Saltburn ile sınıfsal röntgenciliğin zirvelerinde gezinen Fennell, şimdi rotasını dünya edebiyatının en sarsılmaz kalelerinden birine kırdı: Emily Brontë’nin 1847 tarihli başyapıtı Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler). Brontë’nin tek romanı olan bu eser, Viktorya dönemi İngiltere’sinin sisli ve hırçın fundalıkla


Elbette Yola Devam Ediyorsun
Hayat bazı zamanlarda Arap saçına dönebiliyor. Ve elimizden hiçbir şey gelmiyormuş gibi hissedebiliyoruz. Yol zorlaşıyor. Koskocaman taşlar düşüyor önümüze. Geçmişin hayaletleri sarıyor herbir yanımızı. Onlara gitmelerini söylesek de yakamızı bırakmıyorlar. Kafanızın içinde bunca yolu boşuna yürüdüğünüzü söyleyen cılız bir ses dönüyor. Ona kulağınızı kapamaya çalışıyorsunuz. Ancak başaramıyorsunuz. Ve bu bahsettiğim şeyler sizi zaman zaman ziyaret edecek her zaman. Onlardan e


Haritaları Seviniz
ilişkiler; kimi zaman çok dolambaçlıdır, kimi zamansa çok basit... ama bence bunlar sorun değildir. bizlerin insan olduğunun göstergesidir. ancak eğer ki ilişki, huzursuzluk veriyorsa; işte tam o noktada bir sorun vardır. sevgi, iyileştiricidir. iyileştirmek yerine derin ve kapanması zor yaralar açıyorsa, onun adı sevgi değildir. yanılsamadır o. bazen yanılsanız da zarlar, hep sizin elinizdedir. unutmayın bunu. acı verici olan şey, hayatınızın sonuna kadar size acı vermek zor


O Kapıyı Çarpmasını Bileceksin
Kimiz biz? Ben kimim? Sen kimsin? Neden buradasın? Bu yazıyı neden okuyorsun? Bilmiyorum tüm bunların cevaplarını. Ama bildiğim bazı şeyler var. Bazen hayat seni öyle bir yere koyar ki, arkana da dönsen, sağına da dönsen soluna da dönsen anlamazsın nerede olduğunu. Ne için o bilinmezliğin ortasında olduğunu... Kalbini ortaya koyduğun savaşların sonunda, kalbini bir hançerle baştan aşağıya yırtılmış bulabilirsin. Çıplak ayak yürüdüğün çakıl yolların sen yürüdükçe bilenen bıçak


Sürekli Dönüp Geçmişe Bakarsan, Boynun Tutulur
"Düne geri gidemem. Çünkü dün farklı bir insandım." der Alice. "Evet, geçmiş can acıtır. Ama ya geçmişinden kaçarsın, ya da ondan bir şeyler öğrenirsin." diye devam eder Rafiki. Geçmiş sırtınızda ağır bir çuval gibi durmamalıdır. Elinizde küçük bir pusula olmalıdır. Geçmişin hatalarının bizlere zarar vermemesi gerektiğini hatırlatan minik bir hatırlatıcı...Çünkü hiçbirimiz dün olduğumuz insan değilizdir. Her gün öğrenir, gelişiriz. İnsan beyninin kurulumu böyledir zaten. Süre


Korkulacak Tek Şey Korkunun Kendisidir
Hepimizin korkuları vardır. Yükseklik, karanlık, derinlik... Peki iş, hayatımıza ve kim olacağımıza geldiğinde, bunlara olan korkumuzla ne yapmalıyız? Bana kalırsa onu bir güzel susturmalıyız. O an bizi çok korkutan bir adımın, 20 yıl sonra hayatımıza yön verip vermeyeceğini nasıl bilebiliriz sonuçta. Osho demiştir ki; " Hayat korkunun bittiği yerde başlar." Ne diyelim ki, ağzına sağlık! Hayat gerçekten de korkunun bittiği yerde başlıyor. En büyük başarılar insanın korkuların


Kanı Kanla Temizleyemezsin
Ömrümüz boyunca kimler hayatımıza dokunuyor? Kimlerin parmak izleri var hikayemizde? Bu insanlarla yaşadıklarımız bizi şu anki halimize mi dönüştürüyor? Peki tüm bu insanlar, bu şeyleri yaparken illaki iyi anılarla girmek mi zorunda hayatımıza? Tabii ki de hayır. Hayat tecrübeyle sabittir. Ve hayat toz pembe değildir. Grilikler de vardır, siyahlıklar da... Ama bu demek değildir ki; o grilikler pis, kötü, kin tutulmalık şeylerdir. Bence hayatta gerçek teşekkür etmemiz gereken


İşte İnsanlar Hakkında Öğrendiğim Bir Şey
Gece yarısındayız, bu kez “Ben Buraya Çıplak Geldim” değil de “The Lucky One” çalıyor kulaklıklarımda. Kanalımın bir kitleye sahip olmaya başladığı ilk dönemlerde hep bu şarkıyı dinlerdim. Bilenler bilir, Taylor bu şarkıyı yakaladığı ünün yanı sıra gelen korkularla yazmıştı. Bir gün sırlarının afişe edildiğini düşünerek yazmıştı. Sanırım ben de yıllar boyu hep Taylor’ın bu şarkıyı yazarken içinde yaşadığı korkuyu bedenimin bir parçası sanarak yaşadım. Her zaman doğru olanı ya


Kaçış Planı
Bir planım vardı. Gerçekleşeceğinden, adımdan bile daha çok emin olduğum bir planım vardı. Her gece uyumadan önce, gerçekleşeceği günün hayalini kurduğum; her sabah uyandığımda aklıma gelen ilk şey olan bir plandı bu. "Kriz anında kendine hatırlat" türündendi. Geçtiğimiz son birkaç ayda bu planın tutmayacağını anladım. Yıllarca her gün bir bitkiyi sularsanız; sevginizi ve emeğinizi verirseniz, onun solması başınıza gelebilecek en kötü şeylerden biri haline gelebilir. Bana ola


Kalbim Sakıda Bir Çiçek
Elbet doğrudur neredeyse her yaşadığımızın bizi olabileceğimiz en iyi versiyonumuza yakınlaştıran dersler olduğu. Ama bazen yaşananlardaki dersi bulmakta zorlanıyorum. Gazetelerdeki bulmacalar gibi, asla doğru cevapları veremediğim zamanlar oluyor. Kapattığımı sandığım defterlerin, unuttuğumu sandığım sayfaları açılıyor. Bir film izliyorum. Bir hikaye okuyorum. Kendi hikayemle paralel noktalar buluyorum. Kafamda boşluklar oluşuyor. O boşluklara doğru cevapları bulamıyorum. Ba


Peter Pencereleri Mi Karıştırdı Yoksa?
Oluyor bazen bana; gökkuşağının üstünde, bulutların arasında bir yere kaçmak istiyorum. İnancım ve güvenim var uçmak için ama ana madde olan peri tozundan hiç yok elimde. O yüzden Peter Pan’i bekliyorum. Gelsin de tutsun elimden. Gökyüzünün içinden geçelim, Varolmayan Ülke’ye uçursun beni. Kayıp çocukların anneleri olayım. Ama Peter hiç gelmiyor... Sonra düşünüyorum ya ben çok hızlı büyüdüm ve artık uçamam ya da Peter pencereleri karıştırıyor sürekli. Ve ben büyüyorum. Önüne


Kayıp Ruhlar Durağı
Bazen insan, küçüldükçe küçüldüğünü hisseder. Kendi bedenini dışarıdan görür, gördüğü kişiyi ise tanımaz. Yabancı olur kendine. Her gün yolda yürürken yanından geçip giden onlarca insan biri haline gelir. Ne kendine karşı ne de bir başkasına karşı yeterli hisseder. Kendi kendine yalnızlaşır. Bazen kimsesiz kalır insan. Kendinden bir toz bile bulamaz. Yabancı bir bedende sıkışıp kalmış küçücük bir ruhtur. Ruh böylecesine küçülürken endişeler hız kesmeden büyüyüverir. Endişe çı


Öğrenilmiş Çaresizliği Pusulaya Dönüştürmek
Öğrenilmiş çaresizlik... Özellikle genç yaşlarda dibe batıyormuş hissinin en büyük tetikleyicisidir. Bilmeyenler için Öğrenilmiş Çaresizlik, İngilizce adı ile “Learned Helplessness”, belli bir durumda sürekli olarak olumsuz tepki alma deneyimi sonucunda ortaya çıkan, başarısızlığı kökten kabullenme durumudur. Bu durumu yaşayan pek çok insan için karanlık bir mahzene tıkılmışlık ya da derin sularda boğulma hissidir bir diğer deyişle. Peki ya size o çaresizliği dönüştürebileceğ


"Kuşlar kadar özgür, fısıltılar kadar usul" Kya'nın Şarkı Söylediği Yer Film İncelemesi
Başrollerini Daisy Edgar-Jones (Normal People, Fresh) , Taylor John Smith (Sharp Objects, American Crime) , Harris Dickinson (The Darkest Minds, Maleficent: Mistress of Evil) ve David Strathairn (The Sopranos, Good Night, And Good Luck)’ın paylaştığı “Kya’nın Şarkı Söylediği Yer” filmi bir gün sonra ülkemizde vizyona girecek. Filmin yönetmen koltuğunda First Match isimli Netflix filmini yöneten Olivia Newman oturuyor. Yapımcılığını ise 90’lar ve 2000’lerin çok sevilen oyunc


Modern Zamanlarda Aşk Dibdidududu Mudur?
Nil Karaibrahimgil sorar bu soruyu “Bu Mudur?” şarkısında... Nedir günümüzde, modern zamanda aşk? Olay koşulsuz sevmek midir? Gözlerimize inen o parıltılı perde midir? Yoksa feromonları tatmin etme isteği midir? Eskilerde göz görür, gönül severmiş. Bizdeki gibi karşı tarafın eski sevgilisinin eski sevgilisiyle neden ayrıldığına, incik cıncığına kadar inilmezmiş. Aşkı aşk yapan, karşıdakine duyulan sonsuz keşfetme isteğiymiş. Ama şimdi nerede o günler... Açıyorsun sahte bir he


Kanayan Yaralarına Kan Dursun Diye Başka Bedenler Basarsan, Mikrop Kaparsın.
Thich Nhat Hanh’ın “İyileştirici Sevgili, Arkadaş, Aile” adlı kitabında değindiği çok önemli bir nokta vardır: Kendimizi sevmeden başkalarını sevmeye çalışmak. Kitapta durumu şu cümlelerle anlatır kendisi: “Başkalarına karşı çoğu zaman, gerçekten sevip anladığımızdan değil, çektiğimiz acıları unutmak için ilgi duyarız. Kendimizi sevip anlamayı, kendimize hakiki bir şefkatle yaklaşmayı öğrenmeden başka birini gerçekten sevip anlayamayız.” RuPaul’s Drag Race’te şöyle bir soruy


Clementine’ın Saçları Bize Ne Anlatmak İstiyor?
Adını, büyük İngiliz şair Alexander Pope'un Eloisa to Abelard şiirinin bir mısrasından alan, 2000'li yıllara bomba gibi düşen, adamın kafasında saç bırakmayan... Şaka şaka, Leyla ile Mecnun'da bile değinilen Eternal Sunshine of the Spotless Mind filmini bilmeyeniniz yoktur diye düşünüyorum. İlk defa duyanlara da muhakkak izlemelerini öneriyorum. Direkt konuya gelirsek, film iyi hoş da, bu Clementine kızımızın saçlarının sürekli renk değiştirmesi bir tesadüf mü? yoksa yönetmen


Absolem’in Kanatlanma Vakti Geldi!
Absolem’i bilirsiniz: Alice’in Harikalar Diyarı’nın bilge tırtılıdır. Alice’e yol gösterir. Ama hikayenin en can alıcı noktasında, Absolem kozasına girer. Yani Alice’in öğretmeni olan tırtıl, denklemden çıkar. Alice kötü canavarı yendiğinde Absolem; kozasından çıkar, kanatlanmıştır artık. Özgür bir kelebeğe dönüşmüştür. Ben daima Absolem’i yıllar içindeki bilgi birikimimiz olarak görmüşümdür. Ancak içimizdeki kötüyü yendiğimizde ortaya çıkabilecek ve mantık bizleri A noktasın


Hafıza Anıları Korumak İçin Güvenilir Bir Araç Mıdır? : Aftersun Film İncelemesi
Bundan tam 19 yıl önce usta yönetmen Michel Gondry’nin bize sorduğu “Hafıza anıları korumak için güvenilir bir araç mıdır?” sorusunu, bugün bize Aftersun filmi yeniden soruyor. İskoç yönetmen Charlotte Wells’ın ilk uzun metrajlı film olani Aftersun 2022 yılı itibariyle dijital film platformlarında yerini aldı ve oldukça ses getirdi. Bizleri çocukluğumuza dair bozuk bir kamera filminde geziyormuşuz hissine büründüren filmin başrollerini Paul Mescal (Normal People, The Lost Dau
bottom of page